You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

RAMAZANI BEKLEMEK



Ne Yediğini Ne İçtiğini Bil

RAMAZANI BEKLEMEK

“İşte yine su gibi geçti zaman  ve geldi çattı Ramazan. Sıcak pideler, hurmalar, çeşit çeşit yemekler ve birbirinden güzel tatlılar… Tüm bunlar  Ramazan`ın haberciliğini yapıyor. Her yerde bir telaş, bir koşturmaca ve heyecan var.  Davul sesleri eşliğinde sahurlar, kalabalık iftar sofraları. Ne güzeldir ramazan.…”

2009 yıllında başladığım  ramazan köşe yazılarına hep yukarıdaki paragraf ile başlamışım. Bu sene  blog aracılığı sizlere sesleniyorum.  Bir ay boyunca; dengeli beslenme, gıda güvenliği ve yaşam kalitesi    konularını sizlerle paylaşacağım.

Siz Ramazan’dan ne beklerseniz, onu elde edersiniz. O’na ‘ziyafet  ayı’olarak bakanlara, Ramazan’ın getireceği sıcak pidedir, güllaçtır, ekmektir, ettir. Böyle bakanlar, Ramazan’dan kilo almış olarak çıkarlar. Ramazan’a diyet gözüyle bakanlar diyet yaparlar. Ramazan’ın onlara getireceği hafif bir vücut, daha küçülmüş bir bedendir.

Ramazan’a festival ve tatil zamanı olarak bakanlar, Ramazan’dan haz devşirirler. Vur patlasın, çal oynasın havalarında karşıladıkları Ramazan’dan geriye, haz ve neşeleri kalır.

Ramazan’a Kur’an vahyini bize armağan eden ilahi bir kredi olarak bakanlar ise, Ramazan’ı ‘derin insan’ın oluşturulmasında bulunmaz bir fırsat bilirler.

Derin insan; yani sadece yemek ve kendini düşünen hırslarının esiri  insan.. Fiyatı değil, değeri olan insan.. Yüreklerinin yıkılan yerlerini yapmak, akıllarının yıkılan yerlerini tahrip etmek, iç dünyalarının su alan yerlerini tıkamak, bilinçlerin bozulan yerlerini onarmak, iradelerinin kaybolan kısmını kazanmak, şahsiyetlerinin eksilen yerlerini tamamlamak için bir fırsat…tır Ramazan.’

Yabancı bir uzman ‘En iyi detoks, Müslümanların orucudur, ancak doğru tutamıyorlar, tüm gün yemeleri gereken  yemeğini, bir öğünde  yiyorlar, buda gün batımına denk geldiğinden vücudu en yoran hareket. Sahurda aynı şekilde.’ demiş. Tavsiye edilen, iftarı zemzem ile açmak, hurma yemek, ılık bir çorba, hafif bir sebze yemeği. Sahura kadar olabildiğince su içmek. Sahurda ise çok az yemek. ‘Ertesi günün orucuna aç yat’ sözüne uygun olarak hareket etmek.

Bu şekilde Ramazan ayı boyunca bedensel detoksumuzu yapabiliriz. 30 gün Ramazan boyunca doğru beslenme ile karaciğerimizi yenileme  imkanımız var. Bu bedensel rahatlama olmadan,ruhsal detoksa girilemiyor zira. Ruh detoksu içinse, ayrı bir program oluşturmalı.. Nafileleri artırıp, farzları sağlamlaştırarak. 
Orucun çeşitleri varmış. Avam orucu, Alim orucu.. Bir kaç çeşit daha vardı. Hatırlayamıyorum şu an.
Sadece yemeden günü geçirmek, avam orucuna giriyor. Aynı zamanda uzuvlarımızı günahları koruyarak orucu tutmak, bir üst kademe. Bunun yanında ek olarak güzel davranışlar geliştirme ise daha da üst kademe.

Kişi en iyi kendini bilir. Şeytanın ona nereden yaklaştığını düşünüp, şeytanın bağlı olduğu bu ayda, o yeri tamir etmek lazım. Buna göre program düzenlemek lazım. Hatalı davranışlarımızı eksiltip, faydalıları artırmak lazım.. Üst kademeye dikmek lazım gözleri.. Herbirimize Allah’tan kolaylık, bereket ve irade diliyorum.

  • Paylaş