You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

Haydi şerbet içmeye



Bunları Biliyor musunuz?

Haydi bu yaz şerbet içmeye

 Son zamanlarda fast food türü yiyeceklerin ve asitli-gazlı içeceklerin insan sağlığına olumsuz etkilerini ve obezite  problemine neden olmasını gazete ve dergilerde okumaktan, televizyonlarda seyretmekten ne yiyip ne içeceğimizi şaşırır hale geldik. Konunun bu kadar tekrarlanıp, hatırlatılmasına rağmen bu ürünlerin hala fazla tüketilmesi insanı hayrete düşürüyor doğrusu. Güzelim kompostolarımız, şerbetlerimiz, ayranımız, dururken asitli ve gazlı içecek içenlere, özellikle de çocuklarına içirenlere şaşırmamak elde değil.

Haydi gelin bu yaz bir değişiklik yapıp, yaz boyunca evimizde, işyerimizde sürekli şerbet, şurup ve ayran bulunduralım. Kendimize, çocuklarımıza ve misafirlerimize tamamen bizim kültürümüze ait içeceklerimizi içelim ve içirelim. Hem sağlığımızı hem de yiyecek-içecek kültürümüzü devam ettirebilmek adına bu yaz şerbet, şıra ve şurup geleneğini yeniden canlandırmaya çalışalım.

Şerbetler özellikle yaz aylarında günün her saatinde serinletici olarak içilebileceği ve ikram edilebileceği gibi iştah açıcı özelliğiyle de yemekle beraber içilebilir. Osmanlı zamanında şerbetçilik günlük hayatta çok geniş bir yer alması nedeniyle, çeşitli şerbetler yapılmıştır. Osmanlı Saray Mutfağında şerbet, özel ibrikler içinde bulunur ve yemek yerken su yerine şerbet içilirdi. Evlerde şerbetler evin hanımı tarafından hazırlanırdı. Ev hanımları, meyvelerin sularından elde ettikleri şerbetleri genellikle, evlerinde sakladıkları buzlar ile soğuturlar ve bu soğutma işlemine de "sücik üşitmek" denirdi. Yaz aylarında birçok şekerci dükkanında çeşit çeşit şerbet satılırdı. Şekerlemeciler hazırladıkları şerbetleri cam şerbetliklere doldurur, soğuk olması için içine bolca buz ilave ederlerdi. Bunun yanında bir de seyyar şerbetçiler vardı. Seyyar şerbetçiler sırtlarına aldıkları güğüm şerbetliklerle dolaşırlar, musluğu üstünden kıvrılan güğümün ağzını hafifçe eğerek şerbeti bellerine doladıkları bardaklara boşaltırlardı. Bir kaç önemli şerbet çeşitlerini saymak gerekirse portakal şerbeti, turunç, şeftali, kayısı, erik, badem şerbeti, sübye denilen kavun çekirdeği, nar, kızılcık, çilek koruk, keçi boynuzu, gül, menekşe, yasemin ve demirhindi şerbeti... Yöresel bir şerbet çeşidimiz olan meyan şerbeti, Adana, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Diyarbakır, Gaziantep, Mersin gibi Güney ve Güneydoğu illerimizde serinletmek maksadıyla içilen bir içecek çeşidimizdir. Adana civarında "aşlama", Antakya'da "piyam", Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Bitlis, Mardin yörelerinde "meyan" adını alan bu şerbet, öksürük kesici, idrar arttırıcı, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, serinletici olması sebebiyle ramazan aylarında ve yaz aylarında şerbetsiz bir sofra düşünülemez.

TEMR-İ HİNDİ(DEMİR HİNDİ)

Batılıların tamarint dedikleri bizdeki eski adı ile Hint Hurması isimli demir hindi meyvesinden yapılanlar hatırı sayılan şerbetler arasında yer alıyor. Demir hindi tropik bölgelerde yetişen kalın gövdeli, zümrüt yeşili oldukça ekşimsi bir meyvedir. Eskiden yemeklerde ekşi yerine kullanılırdı. Kabukları siyah renkte, eti yumuşak besleyici ve ferahlık verici bir meyvedir.

Halen bir çok içkinin yapımında kullanılan bu meyve üzerine şeker serperek çiğ olarak da yenirdi.

Demirhindinin aslen bildiğimiz Hindi ile bir alakası bulunmamaktadır. Geçmişte `Temr-i Hindi` denilen Demirhindi şerbeti, Hindistan`dan gelen Hint Hurması isimli bir baharatla yapılıyor

(5 kişilik) Malzemesi: 150 gr. Demirhindi - 1,5 kg tozşeker - 1 litre su ve Osmanlı Mutfağı`nın özelliği olarak 41 çeşit baharat...Yapılışı: Su ile aktardan alacağınız demirhindiyi bir tencereye koyarak kaynatın. Kaynamış olan demirhindiyi süzerek elde edilen sıvıyı başka bir kaba alın. Kaba alınan demirhindi suyuna yaklaşık 1,5 kg. toz şekeri katarak 1-2 dakika kadar daha kaynatın. Kaynadıktan sonra 41 çeşit baharatı bir çay kaşığı ölçüsünde ekleyin ve 10 dakika kaynasın. Daha sonra tencereyi ateşten alarak bir miktar soğumaya bırakın. Yeterli miktarda soğuduktan sonra tekrar bir bezden süzün. Elde edeceğiniz şerbeti şişelere doldurup soğutun. Sunum sırasında ise ekleyeceğiniz bazı süslemelerle özellikler yaratın.

Piyasanın kolalı içeceklere ve ilaçlı kutularda satılan meyve konsantrelerine tamamen teslim olmadığı zamanlarda, altmışlı yılların sonlarına kadar bu şerbetçi esnafı gerek seyyar, gerekse dükkânında işini sürdürmüştür. Şerbet kültürümüzün simgelerindendir.  Bugün büyük marketler ve asitli içeceklerin savaş arenası olan ülkemizde şerbetlerin izleri kalmadıysa da, bazı yüreklerde bu izler hala yaşıyor.Bu izlere sahip çıkmak ve yaşatmak bizlerin elinde.

  • Paylaş

Bizi Takip Edin

Sen de bilinçli bir gıda tüketicisi olmak ve bizi yakından takip etmek istiyorsan buradayız