You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

“Gıda Vatandaşlığı”nın Yükselişi



Ne Yediğini Ne İçtiğini Bil

“Gıda Vatandaşlığı”nın Yükselişi

Yemek algımızda yemek televizyonunun rolü

Sadece satın almadığımız, yemek pişirdiğimiz veya yemek yediğimiz, yemek programlarını  izlediğimiz, yemek fotoğraflarını kayıt edip Instagram'da paylaştığımız, restoran incelemelerini araştırdığımız ve internette çevrimiçi menüleri okuduğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Günümüzde yemek sadece bir ihtiyaç değil, bir hobi haline geldi. Yemek yemeyi bir tür hafta sonu eğlencesine, televizyonda kanepeden izlediğimiz bir seyirci sporuna" dönüştürdük.

Şimdi kanepede oturuyor ve kendimiz yapmak yerine TV'de yemeklerin pişirilmesini izliyorsak - yemek ve yemek pişirmeyle ilgili bu programları bu kadar popüler hale getiren nedir?

Yemek, onlarca yıldır TV programımızın bir parçası olmuştur, ancak yapımlar yemek yapmayı öğrenmekten çok, yiyecekleri bir neşe kaynağı, sağlık, kilo kaybı, seyahat maceraları ve hayatın anları olarak incelemeye yönelik hale geldi. Mutfağa daha az ve kanepeye daha fazla zaman harcamamıza rağmen, yavaşlamak, daha iyi yemek yemek ve beslenme bilgileri etiketlerine daha fazla dikkat etmek için ilham alıyoruz.

Ünlü şefler de daha sesli hale geliyor. TV'deki şefler pop yıldızı gibi oldular, her gün ekranlarda hünerlerini sergiliyor.

Yemek yapmak insan kimliği kadar merkeziyse ve yemek doğayla olan derin bağımıza hitap ediyorsa, televizyon yemek ve beslenme eğitiminde önemli bir rol oynamaya başladı. 

Sosyal medya günümüzde sağlıklı beslenme alışkanlıkları aşılama, gıda okuryazarlığını geliştirme ve gıda seçimlerinin; çevresel, sosyal ve sağlık sonuçları hakkında iletişim kurma gücüne sahip..

Gıdaya olan ilgimiz arttıkça, yemeğimizi üreten insanlarla ilgili programların  sayısı da artıyor. 

Peki, gıda sistemimizde bozuk olan nedir?

Gıda sistemimizi dönüştürmek için hareketler her yerde ortaya çıktı. İnsanlar gıda üretme, tüketme ve satın alma şeklimizi değiştirmek için birlikte çalışıyorlar. Ama düzeltilmesi gereken nedir?

Tek cümleyle: 2050 yılına kadar 9 milyardan fazla insanı beslememiz gerekiyor. Artan nüfus ve azalan kaynakların bir sonucu olarak, küresel gıda sistemimiz bir dizi büyük ölçekli ve birbiriyle bağlantılı zorluklarla karşı karşıya ve çözüm bulmak kritik hale geliyor. Artan dünya nüfusunu beleyebilmek için bir dünya ya daha gereksinim var.

 “Gıda Tüketiciliğinden” "Gıda Vatandaşlığına" mı?

Gıda vatandaşlığı ABD ve Avrupa'da ortak bir kavram haline gelirken, Türkiye’de de benzer bir eğilim olup olmadığını merak edebiliriz. 

 “Tüketiciler geleneksel veya retro esintili ürünler arıyor; ve geçmişle somut bağlantılar varsa, geleneksel ürünler, iddialara veya hikayeye atanan bir güvenilirlik unsurundan yararlanabilir”. 

Tüketicilerin  vejetaryen, vegan ve diğer bitki odaklı formülasyonların daha da genişlemesini sağlayan doğal, basit ve esnek diyetler  tercih edilmeye başladı. Birçok tüketicinin denge arayışında olması, 'yavaş gıda- slow food' iddialara sahip ürünler gündeme gelmeye başladı.

Bilim uzmanları  “Herkes için Sağlık”, sağlık bilincinin artmasını önermektedir.  Yaklaşık iki kişiden biri  aşırı kilolu olduğunu düşünüyor ve yarısından fazlası aktif olarak kilo vermeye çalışıyor. Obezite prevalansı Covid-19 Etkisiyle de iki  yıllık bir dönemde ortalama %28 arttı. Günümüzde daha hızlı şişmanlarken, yiyecek seçimleri konusunda daha bilinçli hale geldik.

Yaşam kalitesi arttıkça, insanlar da daha sağlıklı ve dengeli bir yaşam tarzına sahip olmak istiyor. Diğer pazarlarda, son yıllarda yaşanan bir dizi gıda skandalı, tüketicileri ürünlerde kullanılan bileşenler ve üretim süreçlerinin güvenliği konusunda oldukça dikkatli hale getirdi.  Ana itici güç, taze ve sağlıklı malzemelerin önemini vurgulayan yemek programları oldu.

Şimdi sorum şu ; “gıda sistemindeki tüm kilit oyuncular Tüketiciden Vatandaş Zihniyetine geçerse neler olur?

Vatandaş  Zihniyeti, “insanların en iyi Yurttaş olarak anlaşıldığı inancına dayanan bir düşünme biçimidir: anlamlı fırsatlar verildiğinde, seçeneklerin ne olduğunu şekillendirebiliriz (yalnızca aralarında seçim yapmakla kalmayıp) ve bunun için en iyi sonucu arayabiliriz ve isteyebiliriz.

Tüketici Zihniyetinde,  üreticiler ve vatandaş arasında bağlantı kopuktur. Ancak, insanları Vatandaş olarak düşündüklerinde, üreticiler, onlardan satın almalarını istemek yerine, anlamlı bir şekilde katkıda bulunabileceklerini düşündükleri bir halkı aktif olarak davet edebilirler.

Gıda sürdürülebilirliğinin birleşik mücadelesi, gıda tedarik zincirinin tüm seviyelerinde yoğun bir işbirliği ve çaba gerektirir.

Tüketiciler veya vatandaşlar, insanların mevcut sistemimizi birlikte değiştirmek için her türlü yeni yolla gıda sistemine katılacaklarını tahmin edebiliriz. Giderek artan sayıda insan, sadece tüketmekten daha fazlasını yapmaya ve sadece bireyler olarak değil, topluca hareket etmeye hazır.

  • Paylaş