You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

Gıda Güvenliği Açısından COVID-19



KORONA- COVID-19

Gıda Güvenliği Açısından COVID-19

  1. Giriş

Dünya,  COVID-19 pandemisi  nedeniyle eşi görülmemiş bir tehditle karşı karşıyadır.  Covıd-19 büyük bir küresel salgına dönüşerek dünyada pek çok kişinin ölümüne yol açmıştır.  Birçok ülke, hastalığın bulaşmasının azaltılabileceği yollardan biri olarak fiziksel uzaklaştırma önlemlerinin alınmasına ilişkin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ' nün tavsiyelerini takip etmektedir. Bu önlemlerin uygulanması, birçok işletmenin kapanmasıyla sonuçlanmıştır. Seyahat ve sosyal toplantılarda kısıtlamalar,  evden çalışma, internet üzerinden toplantılar artık normal uygulamalardır.  Ancak gıda , yaşam için temel bir ihtiyaçtır. Gıda endüstrisi personelinin evden çalışma olanağı  yok  ve her zamanki iş yerlerinde çalışmaya devam etmeleri  gerekir. Bu nedenle gıda endüstrisi pandemi  sırasında bile asla kapatılamaz.

Coronoavirüsünün  gıdalar aracılığı ile bulaştığına ve gıdalar ile alındığında enfeksiyon oluşturduğuna ilşikin bugüne kadar bir kanıt bulunmamakla birlikte, tarladan sofraya kadar geçen üretim süreçlerinde yer alan ve herhangi bir belirti göstermeden bu virüsü taşıyan kişilerce  gıdaya  bulaştırılabileceği üzerinde durulmaktadır. Gıda işletmelerinde hijyen-sanitasyon uygulamalarının dikkatlice uygulanması  virüsün gıda zincirine girmesi ve buradan yayılmasını önlemek için alınması gerekli temel tedbirler olarak karşımıza çıkmaktadır. Gıda kaynaklı hastalıkların kontrolünde uygun temizlik, dezenfeksiyon  ve çapraz kontaminasyonun önlenmesi önemlidir.

Maske ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman (KKD)  ancak doğru kullanıldığında. gıda endüstrisinde virüslerin ve hastalıkların yayılmasını azaltmada etkili olabilir. Çevresel sanitasyon, kişisel hijyen ve  gıda güvenliği uygulamalarının sağlam ilkelerinin uygulanması, zararlı patojenlerin gıda tedarikinin güvenliğini tehdit etme olasılığını azaltacaktır.

COVID 19 ÇIKIŞI

Coronavirüsler hayvan ve insanları enfekte edebilen, zarflı, , tek zincirli RNA virüsleridir. Yani genetik  materyalleri bir RNA ipliğinden oluşur ve her viral partikül bir protein zarfına sarılıdır. Bir coronavirüs dört yapısal proteinden olusur: nükleokapsid, zarf, zar ve çubuksu çıkıntılar (dikenler). Bu çıkıntılara Latincede taç anlamına gelen “corona” adı verildiğinden bu virüslere coronavirus (taçlı virüs) denir. Nükleokapsid, zarf ve zar proteinleri tarafından oluşturulan küreye benzer bir yapının içinde, genetik materyali bulundurur. Dikensi çıkıntılar ise virüsün enfekte edebileceği hücreleri belirler ve hücrelerdeki almaçlara bağlanır.

Coronaviridae familyasından olan koronavirüs  genotipik ve serolojik özelliklerine göre Coronavirüsün ; alfa, beta , gama ve delta coronavirüs olmak üzere dört farklı alt grubu vardır. Alfa ve beta coronavirüs insanları enfekte edebilirken, gama ve delta coronavirüs sadece hayvanları enfekte edebiliyor. Ancak hayvan kaynaklı bazı koronavirüsler insanlara bulaşarak salgınlara neden olabilmektedir. Rezervuarı yarasalar olan SARS-CoV ve MERS-CoV virüslerinin ara konakçısı ise sırasıyla misk kedisi ve develerdir.  Yeni koronavirüslerin insanlarda belirli aralıklarda ortaya çıkması koronavirüslerin yüksek prevalansı ve geniş dağılımı, büyük genetik çeşitliliği ve genomlarının sürekli rekombinasyonu ile insan-hayvan etkileşimlerinin artmasından kaynaklanmaktadır.

Aralık 2019’un sonlarında, Çin’in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde bir deniz ürünleri pazarında, nedeni bilinmeyen çok sayıda pnömoni vakası ortaya çıkmış ve bir ay içinde ülke çapında hızla yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ilk olarak 12 Ocak 2020’de bu şikayetlerin sebebinin yeni tip bir koronavirüs olduğunu (2019-nCoV) açıklamış ve 11 Şubat 2020’de bu yeni virüs SARS-CoV-2 olarak adlandırılmıştır. Covid-19 ismine  karar verilirken WHO danışmanları sadece hastalığa neden olan virüs türüne odaklandı. Co ve Vi coronavirüsten, “d” İngilizcede hastalık anlamına gelen “disease” kelimesinden, 19 ise vakaların görülmeye başlandığı yıl olan 2019’dan geliyor.

COVID-19 hastalığının kuluçka süresi 2 ila 14 gün arasında değişmektedir. Hastalar ateş, kuru öksürük, kas ağrısı, yorgunluk ve ishal gibi, hastanın yaşına göre de değişen semptomlar göstermektedir . Daha önceki SARS-CoV çalışmalarından ve SARS-CoV-2'nin genetik kimliğinden elde edilen kanıtlara dayanarak, son salgından sorumlu virüsün yarasalardan insanlara doğrudan veya dolaylı olarak tanımlanamayan bir ev sahibi aracılığı ile bulaşabileceği belirtilmiştir

Koronavirüs iki yolla bulaşır: Bunlardan ilki insandan insana bulaşmadır. Esas olarak virüsün insandan insana yayıldığı düşünülmektedir. Yakın teması olan kişiler arasında, enfekte kişi öksürdüğünde ve hapşırdığında ortaya çıkan damlacıklar, yakındaki kişilerin aldığı nefesle birlikte taşınarak ağız veya burnuna yerleşebilir veya akciğerlere taşınabilir.

İkinci bulaşma yolu kontamine yüzey veya nesneler ile temas sonucu bulaşdır. Bir kişi elleri ile üzerinde virüs olan bir yüzeye ya da nesneye temas ettikten sonra ağız, burun ve  gözlerine dokunması ile COVID-19 hastası olabilir. Ancak bunun virüsün ana yayılma yolu olmadığı düşünülmektedir.Özetle Çalışmalar virüs enfeksiyonunun insandan insana damlacık yoluyla ve kirlenmiş zeminlerle temas eden ellerin yüze sürülmesi yoluyla bulaştığı gösterilmiştir. Virüs, klinik semptomların başlamasından 1-2 gün önce ve hastalık semptomlarından iki hafta sonra hastaların solunum sekresyonlarında bulunabilir.

COVID-19 VE GIDA

Koronavirüsün gıda veya su ile bulaşması ilgili SARS ve MERS gibi daha önceki koronavirüs salgınları ile ilgili kayıtlar, insanların gıda yoluyla koronavirüsle enfekte olmadığını göstermektedir.  COVID-19 etmeninin şimdiye kadar gıda ile bulaştığına dair herhangi bir bilgi olmasa da, bu virüse benzer şekilde aerosoller ile bulaşabilen diğer virüsler ve gıda ile bulaştığını gösteren bazı veriler bulunmaktadır. Birçok viral ajanın düşük enfeksiyöz dozu göz önünde tutulduğunda , düzenli temizlik  yapılmadığında virüsler ile kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu her zaman enfeksiyon riski söz konusudur

Gıdaların pH, su aktivitesi (aw), soğutma ve dondurma sıcaklıkları gibi iç ve dış özelliklerine dayanan kontrol stratejileri, genellikle gıdalardaki bakteri gelişimini engelleyerek gıdaları mikrobiyolojik açıdan güvenli tutmak için kullanılmaktadır. Bununla birlikte, bu kontrol önlemlerinin bazıları virüslere doğrudan uygulanamaz. Çünkü virüsler sözkonusu olduğunda asıl konu “gelişme” değil,  gıdanın kontaminasyondan  korunmasıdır.

Solunum yolu hastalıklarında birincil bulaşma yolu kişiden kişiye temas yoluyla ve enfekte bir kişi öksürdüğünde veya hapşırdığında yayılan solunum damlacıkları ile olur.

Alternatif olarak, solunum damlacıkları havada taşınamayacak kadar ağır olduğundan, enfekte olmuş kişiyi çevreleyen cisimlere ve yüzeylere düşer. Kontamine olmuş bir yüzeye, nesneye veya enfekte olmuş bir kişinin eline dokunup sonra kendi ağız, burun  veya gözlerine dokunarak birisinin enfekte olması mümkündür. Bu, örneğin kapı düğmelerine dokunurken veya el sıkışırken ve sonra yüze dokunurken olabilir.

Coronavirüsler gıdalarda  çoğalamaz; çoğalmak için bir hayvan veya insanın ev sahipliği yapması gerekir.

Koronavirüsün gıdalar ile bulaşmadığına inanılsa da riskin azaltılması için gıda güvenliği uygulamalarına her zamankinden daha fazla özen gösterilmelidir. Ancak çapraz bulaşma olasılığına karşı kişisel hijyen ve genel sanitasyon kurallarının uygulanması, gıda zincirine bu virüsün bulaşmasının engellenmesi için son derecede önem taşımaktadır.

COVID-19’nin canlı kalma süresini tespit için araştırmalar halen devam etmektedir. Son çalışmalar, COVID-19 virüsünün farklı yüzeylerde hayatta kalmasını değerlendirilmiş ve virüsün plastik ve paslanmaz çelikte 72 saate kadar, bakırda dört saate ve kartonda 24 saate kadar yaşayabileceğini bildirmiştir.  Laboratuvar koşullarında (kontrollü bağıl nem ve sıcaklık) yapılmış olan bu çalışmalar dikkatle yorumlanmalıdır.

Araştırmaların COVID-19 ve diğer koronovirüslerin çok uzun süreler yaşadığımız ortamlarda bulunabileceğini ve korunmak için üretici ve tüketicilerin genel hijyen kurallarına mutlaka dikkat etmelerinin önem taşıdığını göstermektedir.

Genel olarak koronavirüs grubundan  SARS-CoV ve MERS-CoV ile  yapılan çalışmalar sıcaklık, rutubet ve ışık parametrelerine bağlı olarak  farklı yüzeylerde  canlı kalabileceklerini  göstermiştir.  Virüslerin gıdalara  bulaşmasının hijyen  uygulamaları ile engellenebileceği bildirilmiştir.

 Koronavirüsler  pişirme sıcaklıklarına (70°C) duyarlıdır. Bu nedenle çiğ ya da az pişmiş ürünlerin tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Çiğ et, çiğ süt veya çiğ hayvansal doku ve organların tüketilmemesi gerektiği gibi, aynı zamanda bunların pişmiş veya pişmemiş gıdalar ile teması, dolayısı ile çapraz kontaminasyonu da önlenmelidir

GIDA İŞLETMESİ AÇISINDAN COVID-19 

COVID-19, enfekte kişi öksürdüğü veya hapşırdığında yaydıkları  damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşabilir. Standart  bir maske bu damlacıklarda bulunan viral partiküllerin geçişini engelleyemez ancak el hijyeni kurallarına uymak enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltabilir.

Gıdalara sadece sağlıklı personel temas etmelidir. Öksüren, ateşi ve nefes darlığı olan, kusma, ishal veya diğer hastalık belirtileri olanlar üretim ortamlarından uzak tutulmalıdır. Hastalık insandan insana damlacık yoluyla ve enfeksiyon etkeniyle kontamine  objelerden eller aracılığıyla alınarak ağız, burun ve göze temas ile bulaştığı için insanlar arasında fiziksel mesafenin oluşturulması ve ellerin yıkanması en önemli korunma yoludur.

El Hijyeni

Bulaş yollarına yönelik etkili yöntemlerin başında ellerin sık sık yıkanması gelir. El yıkamak, elde bulunması olası virüslerin öldürülmesinde çok etkilidir. Etkili bir el yıkama için eller en az 20 saniye sabun ve su ile yıkanmalıdır . Normal sabun kullanımı virüsün öldürülmesi için yeterli olup ayrıca antiseptik gibi özellikli sabunların kullanılmasına gerek yoktur. Su ve sabuna ulaşılamayan durumlarda ise en az %60 alkol içeren el antiseptiklerinin kullanımı önerilir. Antiseptiklerin ellerin tüm yüzeylerine sürülmesi ve kuruyana kadar birbirine sürtülmesi gerekir.

El temizliğine ek olarak ellerin gün içerisinde yüz, göz, ağız ve burun ile temas etmemesine dikkat edilmelidir. Eller virüsün taşınmasına kolaylıkla aracılık edebilir. Ellerin mukozalarla teması virüsün vücuda girmesine ve hastalığın gelişmesine neden olabilir. Ayrıca damlacıkların ellere bulaşmasını ve çevreye yayılmasını önlemek adına öksürür, hapşırırken ağız ve burnun mendil ile kapatılması ve mendilin çöpe atılması, mendil olmayan durumlarda ise dirsek içiyle kapatılması gereklidir

El hijyeni açısından halka açık alanlarda eldiven takılması yeterli bir önlem değildir. Kısa süreli kullanımlarla elde bulunması muhtemel damlacıkların etrafa bulaşması ya da etraftaki damlacıkların ele bulaşması önlenebilir. Ancak virüsün sadece el temasıyla vücuda girmesi mümkün değildir. Eldiven kullanırken ellerin yüzle temasından kaçınılmazsa hiçbir koruyuculuğu olmaz. Ellerin düzenli olarak yıkanması, eldiven kullanımına göre çok daha etkili bir yöntemdir. Ayrıca eldiven kullanımıyla kişide oluşan hijyen algısı da riskli davranışların artmasına yol açabilir

Maske Kullanımı

 Maske kullanımı, virüsün bulaş yoluna yönelik bir bariyer oluşturmaktadır. Ancak maske takmak tek başına kullanıldığında etkili bir yöntem değildir .   DSÖ özellikle tıbbi maske takan kişilerin el hijyeni ve sosyal mesafe gibi önlemleri göz ardı etmemesini ve yanlış bir güvenlik algısı oluşmaması gerektiğini vurgulamaktadır. Maske kullanımı uygun takma ve çıkarma yöntemleriyle uygulanmalıdır. Maske takmadan önce eller yıkanmalıdır. Maske ile ağız ve burun tamamen kapatılmalı, arada boşluk kalmamalıdır. Tıbbi maske nemlendiği anda değiştirilmeli, bu işlem sırasında maskenin önüne dokunmadan arkadan çıkarılarak kapalı bir çöp kutusuna atılmalıdır.

Gıda işletmelerinde kullanım açısından tıbbi maske kısıtlı olduğunda kumaş maskeler önerilmektedir. Bu maskeler çamaşır makinesinde uygun şekilde yıkanmadan tekrar kullanılmamalıdır .

Temizlik ve dezenfeksiyon

Bir diğer etkili önlem sıklıkla temas edilen yüzeylerin düzenli olarak temizlenmesi ve dezenfekte edilmesidir. Hastalığın temasla bulaştığı düşünüldüğünde çevre temizliği el hijyenine büyük katkı sağlar.  Masalar, kapı kolları, elektrik düğmeleri gibi temasın çok sık olduğu alanların temizliğine özen gösterilmelidir. Temizlikte sulandırılmış çamaşır suları kullanılabileceği gibi alkollü solüsyonlar kullanılacaksa en az %70 alkol içermesine dikkat edilmelidir.

Ayrıca akut solunum hastalığı semptomlarına sahip olan gıda sektörü çalışanlarının, ateş düşürücü ve diğer ilaçların bitiminden en az 24 saat geçtikten sonra, ateş ve diğer belirtileri tamamen kaybolmadan evden çıkmamalarını, hasta olduklarını işverenlerine bildirerek işe gitmemelerini önermektedir.

Gıdalarla hastalık bulaştırma riskini azaltmak için, aşağıda belirtilen rutin gıda güvenliği uygulanmaları gerçekleştirilmelidir:

  • Gıda üretiminden ve yemek hazırlamadan önce ve hazırlama sırasında eller iyice yıkanmalıdır.
  • Meyve ve sebzeler, tüketimden önce mutlaka bol su ile yıkanmalıdır.
  • Isıl işlem koronavirüs de dâhil pek çok mikroorganizmayı inaktive ettiği için, gıdanın yapısına uygun normlarda ısıl işlem uygulanmalıdır.
  • Gıdanın temas ettiği yüzeyler düzenli temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
  • Gıda işleme tesislerindeki gıda güvenliği uygulamaları, kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı ve hijyen standartlarının sürekli uygulanmalıdır.

 Gıda tüketicisi açısından COVID-19

Yiyecekleri hazırlamadan önce ve sonra, yemekten önce ve sonra eller en az 20 saniye su ve sabun ile yıkanmalıdır . Eğer su ve sabun yoksa alkol içeriği en az %60’lık olan antiseptik kullanılmalıdır, yıkanmamış ellerle göz, burun ve ağ­za dokunulmamalıdır.

Çiğ et diğer gıdalardan ayrı bir şekilde tutulmalı, kolay bozulabilen gıdalar soğutulmalı, zararlı mikroorganizmaların öldürülmesi için et doğru sıcaklıkta pişirilmelidir. Daha önce de belirtildiği gibi koronavirüsler normal pişirme sıcaklıklarına yani 70°C’ye duyarlıdır. Çapraz bulaşmayı önlemek için çiğ ve pişmiş gıdalarda ayrı mutfak eşyaları ve doğrama tahtaları kullanılmalıdır Çiğ ürünler için kullanılan tüm malzemeler kullanıldıktan sonra temizlenip dezenfekte edilmelidir.

Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce daima yıkanmalıdır. Klorlu bileşikler (sodyum hipoklorür, kalsiyum hipoklorür vb.), asetik asit ve tuzları, ozon, sirke, kekik suyu gibi maddeler, toplu beslenme sistemlerinde etkili bir şekilde kullanılan genel amaçlı gıda dezenfektanlarıdır

Koronavirüsün ortamdaki stabilitesi; sıcaklık, nem ve yüzey koşullarının yanında virüs suşu ve virüs miktarı gibi pek çok faktöre bağlıdır. Genellikle insan koronavirüsleri kuru yüzeylerde pek dayanıklı değildir. Kuru koşullarda inaktivasyon birkaç saat ile birkaç gün arasında değişmektedir. COVID-19 için ilk laboratuvar testleri yüksek kontaminasyondan sonra aerosol olarak 3 saat, bakır yüzeylerde 4 saat, kartonda 24 saat, paslanmaz çelik ve plastiklerde 2-3 gün kalabileceğini göstermiştir. Ancak bu ortamlarda bulunsa bile, sayı olarak hastalık yapabilecek düzeyde olmadığı düşünülmektedir. Bu nedenle, yüzeyler ve gıdaların hazırlanmasında kullanılan alet ekipman sık sık yıkanmalı ve dezenfekte edilmelidir.

Tek Dünya Tek Sağlık Konsepti

FAO/WHO Ortak Zoonotik Hastalıklar Uzmanlar Komitesi, 1967 yılında dünyada 150’den fazla bakteriyel, viral, paraziter ve fungal kaynaklı zoonotik hastalık bulunduğunu ve bu sayının 2000 yılında 200’ü aştığını bildirmiştir. İnsanlarda görülen enfeksiyon hastalıklarının yaklaşık %60’ının zoonoz olduğu ve bunların da %75’inin yeni veya yeniden önem kaza­nan zoonotik hastalıklar olduğu, gıda kaynaklı hastalıkların %90’ından fazlasının hayvansal gıdalardan kaynaklandığı dikkate alındığında, bu hastalıklarla etkin mücadelede beşerî ve veteriner hekimlerin birlikte çalışmalarının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda görülen Batı Nil virüsü, Ebola hemorajik ateşi, SARS, BSE, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Kuş Gribi gibi hastalıkların  ölümler yanında, toplumsal korkuya, küresel ticaretin bozulmasına ve büyük ekonomik kayıplara neden olduğu bilinmektedir.

 Gıdalar yoluyla taşınan virüsler uzun bir süredir bilinmekte olup gıda teknolojisi gerekli tedbirleri alarak bu virüslerin gıda yolu ile bulaşma riskini minimize edici uygulamaları her zaman devreye sokmaktadır. Bununla birlikte insanoğlu kaynağı her zaman net olarak tespit edilemeyen ve çok önemli sağlık sorunlarına sebebiyet verebilen yeni virüsler ile tanışabilmektedir. Son olarak dünya çapında salgına neden olarak binlerce insanın hayatına mal olan/maalesef hala olabilecek olan ve Nisan 2020 itibariyle 1 milyon kişiyi enfekte eden COVID-19 bu tip virüslere en iyi örnektir.  Şu anda yaşadığımıza benzer salgınların önümüzdeki yıllarda da ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu salgınların kontrolünü kolaylaştırmak için insan-hayvan-çevre arayüzünde iyi bir risk değerlendirmesi yapılması, salgın riski taşıyan patojenlerin önceden tespit edilmesi ve gerekli uyarı mekanizmalarının devreye sokulması çok önemlidir. Bunu yapabilmenin en etkili yolu zoonotik patojenler hakkında ulusal ve küresel seviyede aktif sürveyans çalışmaları yürütmek, uluslararası mecrada etkin bilgi akışı ile ortak veri tabanları üzerinden salgın riski taşıyan patojenlerin takibini yapmaktır. Her ne kadar bu yaklaşım uzun soluklu gibi görünse de küresel salgınların önüne geçmenin tek yolu farklı zeminlerde sürveyans yapmak ve açık veri paylaşımını sağlamaktır.

Bu sebeple, çok-disiplinli bir yaklaşımla Veteriner hekimler, Beşeri hekimler, çevre bilimciler, virologlar, mikrobiyologlar, biyoinformatik uzmanları, epidemiyologlar ve hatta karar mekanizmasındaki siyasetçilerin birlikte çalışacağı bu tarz çalışmaların desteklenmesi için “Tek Dünya Tek Sağlık”   programları hayata geçirilmelidir.  Her ülkenin kendi içinde geliştireceği bu yaklaşım hem ulusal hem uluslararası açıdan büyük önem taşımaktadır. “Tek Dünya Tek Sağlık” konsepti özellikle son yıllarda ortaya çıkan yeni zoonotik hastalık­ların insan, hayvan ve çevre sağlığı ile uluslararası ticaret ve ekonomi üzerine oluşturduğu global etkilere bağlı olarak gündeme gelmiştir. Tek Dünya Tek Sağlık yaklaşımı; insan, hayvan ve çevrenin optimal sağlığı ile yerel, ülkesel ve global olarak çalışan değişik disiplinlerin işbirliği faaliyetleridir.

Sonuç

Dünyayı tehdit eden COVID-19 hastalığı solunum ve temas yoluyla insanların COVID-19 ile enfekte olması sonucunda ortaya çıkmış bir hastalıktır. COVID-19 pandemisinde gıda zinciri hiç olmadığı kadar önem kazanmamış, olup, bu zincirin kırılmaması ve salgına neden olan etmenin bu zincire bulaşmasının önlenmesi son derece önemli hale gelmiştir. Virüsün gıdalara bulaşma yolu mevcut bilgilerimize göre, gıda işletmelerinde çalışan hastalık belirtisi göstermeyen ancak virüsü taşıyan enfekte gıda çalışanlarının gıdaları bulaştırması şeklindedir. Dolayısıyla üretim ve satış zincirinde hijyen kuralları önem taşımaktadır. Şu anda Covid-19’dan korunmak için aşı yoktur, bu yüzden en iyi korunma yöntemi bu virüse maruziyetten korunmaktır.  Korunma tedaviden daha kolay, ucuz ve güvenlidir.

Mevcut bilimsel çalışmalara göre COVID-19 virüsünün gıda ve gıda ambalajı ile bulaştığına dair bir bilgi bulunmasa da enfekte kişinin ,bunlarla teması olabileceği ihtimali göz önüne alınmalı ve kişisel temizlik sağlanmalı; gıdalar gıda güvenliği uygulamalarına azami özen gösterilmelidir. En önemlisi gıda veya herhangi bir yüzeye temastan sonra ellerle; ağız, burun veya göze dokunulmamalı, eller mutlaka en az 20 saniye süreyle sabun ve su ile yıkanmalıdır. Bu süreçte gıda üreticileri kadar tüketicilere de büyük sorumluluk düşmektedir. Gıda  zincirinde gıda hareketinin sürdürülmesi,  zincir boyunca yer alan tüm paydaşların katkıda bulunması gereken temel bir işlevdir. Bu aynı zamanda gıda güvenliği ve kullanılabilirliğine olan güveni ve tüketiciye olan güveni korumak için de gereklidir. Gıda üretim ve tedarik zincirlerindeki tüm çalışanları sağlıklı ve güvenli tutmak, mevcut pandemiden kurtulmak için çok önemlidir.

Hastalıktan korunmada ve salgınla mücadelede yanlış bilgiden uzak durmak çok önemlidir. Eksik bilgiler ve kanıta dayalı olmayan yaklaşımlar nedeniyle veya panik ortamından çıkar sağlamak adına yapılan spekülatif öneriler bilimsellikten uzak olup bu tür açıklamalar toplumda yarardan çok zarara yol açmaktadır. Bu doğrultuda medyada konunun uzmanı olmayan kişilerin güvenilir olmayan açıklamalarda bulunmasının önüne geçilmelidir. En doğru bilgilerin konuyla ilgili alanında yetkin uzmanlar tarafından verileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Hastalığa karşı alınması gereken önlemlerin basit ve net olduğu, doğru önlemlerin uygulanmasının önemli olduğu unutulmamalıdır.

COVID-19 salgını mevcut gıda sistemindeki  aksaklıkları  da ortaya çıkarmıştır. HACCP bazlı gıda sistemlerinin tanımlanamayan tehlikelerle ilişkili riski azaltmada istenildiği kadar etkili olmadığı anlaşılmaktadır. HACCP sadece gıda güvenliği ile ilgilenmekle birlikte, mevcut senaryoda gıda korumasının beş unsurunu, yani gıda güvenliği, gıda kalitesi, gıda savunması, gıda güvencesi ve gıda sahtekarlığını ele alan araçlara ihtiyaç vardır. Bu unsurlar ayrı kavramlar olarak tanımlanabilir ve anlaşılabilir. Ancak örtüşen etkileşimler gözlenir. Gıda endüstrisi  için daha güçlü bir gıda koruma sistemi geliştirme gereksinimi de  ortay çıkmıştır. Ayrıca, gıdaların korunması için teknolojik ilerlemenin kullanılmasına ek olarak, özellikle gıda güvenliği yürütme ve iletişim sistemleri süreçlerinde davranış bilimlerinin kullanılması gerekmektedir.

KAYNAKLAR

  • Anonim. (2020a). Food safety, nutrition, and wellness during COVID-19. https://www.hsph. harvard. edu/nutritionsource/2020/03/25/ food-safety-nutrition-and-wellness-during-covid-19/
  • Ayhan, B., Bilici, S. (2015). Toplu beslenme sistemlerinde kullanılan gıda dezenfektanları, Türk Hijyen ve Deneysel Biyoloji Dergisi. 72(4): 323-336. doi: 10.5505/TurkHijyen.2015.82542
  • Bosch, A., Gkogka, E., Le Guyader, F. S., Loisy-Hamon, F., Lee, A., van Lieshout, L., Marthi, B., Myrmel, M., Sansom, A., Schultz, A. C., Winkler, A., Zuber, S., & Phistern, T. (2018). Foodborne viruses: Detection, risk assessment, and control options in food processing. International Journal of Food Microbiology.285, 110–128. https://doi.org/10.1016/j.ijfoodmicro.2018.06.001
  • Bosch, A., Pinto, R. M., & Guix, S. (2016). Foodborne viruses. Current Opininon in Food Science. 8, 110-119. http://dx.doi.org/10.1016/j.cofs.2016.04.002
  • Bundesinstitut für Risikobewertung (BfR). (2020). Can the new type of coronavirus be transmitted via food and objects?https://www.bfr.bund.de/cm/349/can-the-new-type-of-coronavirus-be-transmitted -via-food-and-objects.pdf
  • Canadian Food Inspection Agency (CFIA). (2020). Coronavirus disease (COVID-19): CFIA Information for Industry. Canadian Food Inspection
  • CDC (Centers for Disease Control and Prevention). (2020). Water Transmission and COVID-19. https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/php/water.html. Erişim 15.05.2020
  • CDC (Centers for Disease Control and Prevention). (2020a). Food Safety and Coronavirus Disease 2019 (COVID-19).https://www.cdc.gov/foodsafety/newsletter/food-safety-and-Coronavirus.html
  • EUFIC (The European Food Information Council). (2020). Food and coronavirus (COVID-19): what you need to know.https://www.eufic.org/tr/page/food-and-coronavirus-covid-19-what-you-need-to-know.
  • FDA (U.S. Food and Drup Administration). (2020). Coronavirus Disease 2019 (COVID-19) and the Food Supply Chain. https://www.fda.gov/food/food-safety-during-emergencies/food-safety-and-coronavirus-disease-2019-covid-19
  • Jalava, K. (2020). First respiratory transmitted food borne outbreak? International Journal of Hygiene andEnvironmental Health, 226, 113490. https://doi.org/10.1016/j.ijheh.2020.113490
  • LI, Xingguang, et al. Transmission dynamics and evolutionary history of 2019‐nCoV. Journal of medical virology, 2020, 92:501-511.
  • Li Q, Guan X, Wu P, et al. Early transmissiondynamics in Wuhan, China, of novel coronavirus-infected pneumonia. N Engl J Med 2020;doi:10.1056/NEJMoa2001316.
  • Lusk, J. (2020). Impacts of coronavirus on food markets. Blogpost. Retrieved from http://jaysonlusk.com/blog/2020/3/16/impacts-of-coronavirus-onfood-markets
  • Matopoulos, A., Didonet, S., Tsanasidis, V., & Fearne, A. (2019). The role of perceived justice in buyer–supplier relationships in times of economic crisis. Journal of Purchasing and Supply Management, 25(4), 100554.
  • Ong SW, Tan YK, Chia PY, Lee TH, Ng OT,Wong MS, et al. Air, surface environmental, andpersonal protective equipment contamination bysevere acute respiratory syndrome coronavirus 2(SARS-CoV-2)  from a symptomatic patient. JAMA.2020 Mar 4 [Epub ahead of print].
  • Sağdıç,O., Kayacan,S., Dertli,E., Arıcı,M.; Gıda Güvenliği Açısından COVID-19 Etmeni SARS-CoV-2’nin Değerlendirilmesi ve Korunma Yöntemleri”, Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi , 18, 927-933, 2020.
  • Shereen, M.A, Khan, S., Kazmi, A., Bashir, N., & Siddique,R. (2020). COVID-19 infection: origin, transmission, and characteristics of human coronaviruses. Journal of Advanced Research, 24, 91-98. Doi: 10.1016/j.jare.2020.03.005
  • Sun, J., He, W.-T., Wang, L., Lai, A., Ji, X., Zhai, X., Li, G., Suchard, M. A., Tian, J., Zhou, J., Veit, M., & Su, S. (2020). COVID-19: epidemiology, evolution, and cross-disciplinary perspectives.
  • Tayar M, Yarsan E. Veteriner Halk Sağlığı. Bursa: Dora Yayınevi; 2014. p.582.
  • Tayar, M. (2010). Gıda güvenliği, Marmara Belediyeler Birliği, Ekosan matbaacılık, İstanbul.
  • Tayar, M. Kılıç,V. (2014) Gıda endüstrisinde hijyen ve sanitasyon, Dora Yayınevi Bursa.
  • Wang X-W, Li J-S, Jin M et al. Study on the resistance of severe acute respiratory syndrome associated coronavirus J Virolog Method. 2005; 126:171-7.
  • World Health Organization. Report of the WHO-China Joint Mission on Coronavirus Disease 2019(COVID-19) 16-24 February 2020 [Internet].Geneva: World Health Organization; 2020Available from: https://www.who.int/docs/default- source/coronaviruse/who-china-joint-mission-on-covid-19-final-report.pdf

 

 

 

  • Paylaş