You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

COVID-19 Bizden korksun



KORONA- COVID-19

COVID-19 ‘karşı dezenfeksiyon uygulamaları

Corona hepimizi alt üste etti. Sosyal medyadan gelişmeleri merakla izliyoruz. COVID-19  nedeniyle  bütün medya ve sosyal medya organlarını dezenfeksiyon görüntüleri ile doldu taştı. Başta toplu ulaşım araçları, parklar, caddeler  olmak üzere toplumun yoğun olarak kullandığı alanlar sözde dezenfekte ediliyor.

  “Cerrahi operasyon yapacakmış” gibi giyinen ve ellerinde bir püskürtme cihazlar olan görevliler birer filim kahramanı kurtarıcı gibi hareket ediyorlar. Yanlarında da günlük kıyafetli muhabirler haber yapma derdinde.

Kişisel korunma önlemleri yanında virüsün bulaştığı yüzeyler ve açık alanlar, ulaşım araçları vb nasıl dezenfekte edilmeli?

Hasta olan kişiler öksürdüğünde ya da hapşırdığında, içerisinde virüslerin de bulunduğu küçük damlacıkları etrafa yayarlar. Bu küçük damlacıklarda (<5 mikron) yer alan kızamık etkeni gibi bazı virüsler ise havada birkaç saate kadar kalabilirler. Birçok solunum yolu virüsü ise, genellikle yerçekiminin de etkisiyle  yüzeye düşen  daha büyük damlacıkların içinde bulunur. SARS-CoV-2 virüsü, içerisinde yer aldığı bu büyük damlacıklar (10-100 mikron) sayesinde 2 metreye kadar yayılabilir ve küçük tanecikler 3 saate kadar havada kalabilir. Damlacıklar henüz havadayken, bu damlacıkları soluyan ya da yutan kişilere virüs bulaşır. Büyük damlacıklar birkaç dakika gibi kısa bir süre içerisinde ortamdaki yüzeylere ya da kişilerin üzerine konarlar. Bu nedenle, örneğin bir markette öksüren ya da hapşıran bir kişinin ardından yürümek büyük bir risk teşkil eder, ancak aynı mekanda  30 dakika sonra yürümek riski oluşturmaz. Çünkü geçen süre zarfında damlacıklar hızlıca yere konmuştur. Ortamdaki hava akımı da, asılı kalan  virüs yığınını seyrelterek etkisini azaltmıştır.  Bu nedenle yüzeylere ve ardından virüsün daha çok yayılmasına  neden olan ellerin “antiviral” ürünlerle dezenfekte edilmesi yaşamsal   önem taşır.

COVID-19  yüzeylerde ne kadar kalıyor?

Koranavirüs ailesi, genel olarak dış ortama çok dayanıklı değildir.  Virüs dış ortamda kısa sürede etkisini yitiriyor.  Damlacık yoluyla dışarıya yayıldığında yapıştığı malzemenin türüne, özelliğine, ortamın nem ve sıcaklığına göre canlı kalma süresi değişiyor. Bu süre bir ile üç saat arasında olduğu bilinse de son pandemiye yol açan COVID-19 için henüz net olarak kesin bir süre konuşulmuyor. ABD Hastalık Kontrol Merkezi(CDC) ise bu virüsün yayıldığı malzemenin üstünde kalma süresinin malzemenin cinsine göre birkaç saatten birkaç güne kadar değiştiğini belirtiyor.

The New England Journal of Medicine adlı tıp dergisinde yayımlanan ve Ulusal Sağlık Enstitüleri, CDC (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi), UCLA (Kaliforniya Üniversitesi) ve Princeton Üniversitesi'nde çalışan bilim insanlarının yaptıkları yeni bir çalışmaya göre Coronavirüs 2019 hastalığına sebep olan virüs (COVID-19), havada asılı damlacıklarda ve yüzeylerde birkaç saat ila birkaç gün stabil kalabilmektedir. Bilim insanları ciddi akut solunum sendromuna sebep olan Coronavirüs 2'nin (SARS-CoV-2) havadaki damlacıklarda 3 saate kadar, bakır yüzeylerde 4  saate kadar, karton yüzeylerde 24 saate kadar, cam üzerinde 4 gün, paslanmaz çelik ve plastik yüzeylerde 2-3 gün, alüminyum yüzeylerde 2-8 saat, ahşap zeminlerde 4 gün, plastik eldivenlerin üzerinde ise 8 saat canlılığını koruduğunu göstermektedir. Bu nedenle dezenfeksiyon işleminin dezenfekte edilecek yüzeyin yapısına göre sıklığının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu sonuçlar COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2'nin stabilitesi  hakkında çok önemli bilgiler sunmakta ve insanların hava yoluyla ve kontamine yüzeylere dokunarak da virüsü kapabileceklerini ortaya koymaktadır.

Evlerde dezenfeksiyon

Peki, ev ve yaşadığımız alanlarda sadece COVİD 19 için değil tüm bakteri, mantar ve virüslere karşı pratik ve güvenilir olarak dezenfeksiyonu nasıl yapmalıyız?

İyi bir dezenfeksiyon doğru yapılan bir yüzey temizliği ile başlar. Kirli yüzeyler temizlenmeden yapılacak dezenfeksiyonun hiçbir anlamı yoktur. Hangi yüzeyleri dezenfekte edeceğimiz de önemlidir. 

Yüzey temizliği için sabunlu suyla el yıkamanın virüsün etkisini ortadan kaldırdığı da göz önüne alındığında tüm yüzeylerin sabunlu ya da deterjanlı bir bezle silinmesi yeterlidir. 

Zeminler, tuvalet, lavabo gibi ıslak alanlar yıllardır yapıldığı gibi çamaşır suyu seyreltilerek silinebilir. Bu noktada çamaşır suyunu abartmaya gerek yok. Genel temizlik için 100 ölçü suya 1 ölçü çamaşır suyu yeterlidir. Bu karışımın günlük hazırlaması önemli. Çamaşır suları içerinde markaya ve kullanılan maddeye göre değişen oranlarda klor içerdiği için aslında net bir ölçü tarif etmek zor. 

Eğer temizlenecek alanın daha riskli olduğu düşünülüyorsa 1 litre suya 2 yemek kaşığı çamaşır suyu karıştırılarak dezenfeksiyon solüsyonu hazırlanmalıdır. Günlük hazırlanması gereken bu solüsyon ülkemizdeki çamaşır sularının klor içeriğinin farklı olması nedeniyle 1’e 9 oranında sulandırmalıdır. Yani 900 cc suya 100 cc çamaşır suyu eklenerek 1 litre dezenfeksiyon solüsyonu hazırlanabilir.

Sonuç olarak; özellikle ev ve özel yaşam alanlarımızda yapacağımız dezenfeksiyon için piyasada kolayca erişebileceğimiz çamaşır suları yeterlidir.

Peki; yerel yönetimlerin dezenfeksiyonundan sorumlu olduğu toplu yaşam alanlarında bu dezenfeksiyon nasıl yapılmalıdır?

Sadece COVID-19 için değil diğer bütün hastalıklarının önlenmesi için de en iyi uygulama yöntemi kirli yüzeylerin önce temizlenmesi ve ardından dezenfeksiyonudur. Temizlik yapılmadan uygulanan dezenfeksiyonun pek de etkisi görülmez.Bu açıdan özellikle çok kişinin  elleriyle dokunduğu yüzeylere özel dikkat edilmelidir. Bu nedenle  özellikle işyerleri, ofisler, toplu taşıma araçları, ortak kullanılan alanlarda yüzey temizliği önem taşır.

Korunmada en önemli önlemlerden olan sabunlu suyla el yıkamanın virüsün etkisini ortadan kaldırdığı düşünüldüğünde yüzeylerinde temizlenmesi kaçınılmazdır.  Yüzey çok kirli ise temizlikten  sonra dezenfeksiyon  solüsyon ile dezenfekte edilebilir . Bunun dışında ek dezenfektanlara özel durumlar dışında gerek yoktur.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun hazırladığı rehber daha çok sağlık çalışanlarına yönelik. Ancak ortak kamusal alanlarda, belediyelerde, market, Fırın gibi gıda iş yerlerinde, yürütülecek dezenfeksiyon önlemleri, kullanılacak maddeler ile de ilgili hijyen rehberlerine ihtiyaç  var.

Bu rehberler hazırlanmaz  ve uygulamalar kontrol edilmez ise; dağ taş kimyasala boğulacak, kaynaklar boşa harcanacak ve en tehlikelisi de insanlar artık virüs tehlikesi kalktı diye tedbiri elden bırakacak gibi görünüyor.

Kalın sağlıcakla….

  • Paylaş