You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

CORONA'nın Öğrettikleri



KORONA- COVID-19

COVID-19 ‘un öğretikleri

Şu anda bir filmin içinde gibi hissediyoruz hepimiz. Hayatımızda hiçbirimiz böyle bir deneyimden geçmedik.  Covid-19 pandemisi  hayatımızı zindana çevirip herkesin zorluk çektiği bir ortam yarattı.

Eşe dosta sarılamıyorsun, kendi elini bile kendi yüzüne süremiyorsun, metroda, otobüste, merdivenlerde tutunduğun kollara düşman gibi bakıyorsun… Eve gelince kıyafetin bile düşmanlaşıyor sanki. Gelecekle ilgili hayallerin ve planların altüst oldu, her şey yalan oldu.

Ölsen cenazene gelen olmayacak,

Genelde ciddi bir sıkıntı çektiğimiz zaman, iş hayatımızda veya özel hayatımızda kriz yaşadığımız dönemlerde esasında kazanımlar da olur. Bu yazının konusu, içinde yaşadığımız pandemi ortamının biz öğrettikleri olacak.  Bu öğretileri kazanım olarak da algılayabilirsiniz. Ben şahsen bunları kazanılmış erdemler olarak görüyorum. İşte koronavirüsün bize öğrettikleri:

Hayatta en önemli değer sağlıktır

Sağlığın varsa her şeyin anlamı vardır. Covid-19 virüs salgını bize bu gerçeği çok acı bir şekilde öğretti. Hastanede çile çekenler, yakını vefat edenler, sağlığında kalıcı hasar oluşanlar, o yüzden sağlığınız yerindeyken değeri bilin ve korumak için elinizden geleni yapın.
Hijyen önemlidir
Hepimiz ailemizden ve çevremizden belli hijyen kurallarını öğrenerek büyüdük. Ancak yine de birçok şeyin yeterli olmadığını düşündüğümüz için elimizi 20 saniye boyunca sabunlamak, sürekli dokunduğumuz bilgisayar gibi eşyaları günlük temizlemek, evi sürekli temiz tutmak gibi çok da yapmadığımız konuları artık titizlikle gerçekleştiriyoruz. Hijyen anlamındaki bu edinilmiş alışkanlıkların pandemiden sonra da devam etmesi gerekir.
Özgürlük paha biçilmezdir
Sokağa çıkma yasaklarında dışarıya çıkıp özgürce dolaşmanın ne büyük bir lüks olduğunu hepimiz anlamış olduk.  Hayatımızı özgürce doya doya yaşamak insanlığa bahşedilmiş en büyük lütuftur.
Sevdiklerinize dokunmak çok önemlidir
Annenin, babanın elini öperken çekiniyorsun, çocuklarına sarılamıyorsun.  İşyerinde kazara dokunsalar panik yapıyorsun, kağıdı arkadaşına uzaktan veriyorsun, dostlarından korkuyorsun sarılırlar diye
Bütün insanların temelde aynıdır
Sonuçta hepimizin bir canı var. Hayatı var. Belli ölçekte yemek yiyebiliyoruz, hareket ediyoruz. İnsanın birçok sınırlaması var. Hepimizin de sınırlı bir süresi olduğu varsayılırsa zengini fakiri, beyaz ırkı, siyah ırkı, kısa boylusu, uzun boylusu temelde hepimiz aynıyız. Bu pandemi yeryüzündeki tüm insanları aynı şekilde etkiledi. Bütün dünya aynı sorunla uğraşıyor ve belki de ilk defa insanlığı bu pandemi belasından nasıl kurtarırız diye herkes bir yerinden tutmuş çalışmalar yapıyor. Örneğin biri bu aşıyı bulduğunda tüm dünya bundan faydalanacak. Bu tek bir ülkede kalmayacak. O yüzden biz insanlar her ne kadar kültür, ırk, dil, inanç anlamında çok farklılıklar göstersek de temelde hepimiz aynıyız. O yüzden ırkçılık, kafatasçılık, önyargılar gibi abuk sabuk alışkanlıklardan kurtulmamız gerekiyor.
Dünya küçük bir köydür
Şu anda öyle bir ortamdayız ki bütün bilgiler ve veriler anında dünyanın her bölgesine ulaşabiliyor, herkesin herşeyden haberi var, dolayısıyla herkes birbirini kıyaslıyor. Bu kıyaslamadan ve kamuoyunda oluşan ortak görüşten dolayı birçok ülkede salgın sonrası değişiklikler olacak. Krizi nispeten iyi yönetenler pozisyonlarını güçlendirip sorumlu oldukları ülkeleri yönetmeye devam edecekler, bazı ülkelerin vatandaşları da “illallah” deyip ilk seçimde iktidarda olanları devirecekler. Çünkü bu salgın farklı ülkelerdeki tüm zaafları kabak gibi ortaya çıkardı. Sonuç olarak, salgın sonrası bazı ülkelerde değişimlere hazırlıklı olun.

İnsanoğlu  çok kırılgan ve yeryüzünden silinebilir
Pandemi de bizim ne kadar kırılgan olduğumuzu bir kez daha hatırlattı hatta tüm insanların toplu halde hayatlarını kaybedebileceği gerçeğini yüzümüze vurdu. O yüzden tüm insanların ve oluşturdukları yönetimlerin sağlık konusuna ve olası bu tip felaketlerin önüne nasıl geçebileceğimizi düşünüp proaktif bir şekilde önlemlerimizi almamız gerekir. Aksi takdirde insanlığın yeryüzünden silinmesinin önüne geçemeyebiliriz.
Her zaman iyimser olmaya gayret etmek gerekir
Covid-19 hastalarının hepsinin ortak bir açıklaması var. İlaçtan daha önemlisi moral ve motivasyon. İyileşme sürecinde moralimizi hep yüksek tutmaya çalıştık. Bunun için gelen destek mesajları bizi çok olumlu etkiledi. Esasında hasta olsun olmasın her zaman iyimser olup bu günlerin geçici olduğunu kendimize hatırlatmamız gerekir. Yoksa bu hayat çekilmez. Sırf bu yüzden evde ağır depresyon geçiren birçok insan var. Sırf bu yüzden normalde iyileşebilecek Covid-19 hastalarının ya iyileşmesi çok uzun zaman alıyor ya da hayatlarını kaybediyorlar. Ne olursa olsun, hastalıkta sağlıkta moralimizi hep yüksek tutalım.
Bundan sonra birçok şey eskisi gibi olmayacak. Bazı alışkanlıklarımızı, düzenimizi, yönetim şeklimizi hatta hayat modelimizi değiştirmek zorundayız. Yani yeni dünya düzenini getireceğiz.

Bu süreçte bizi insan kılan özümüze sahip çıkmalıyız, zira elimizde sevgiden ve dostluktan özge bir ilaç yok. Kalbin sesini geç olmadan işitmeliyiz. Olumsuz olana odaklanmak ve korkuyu büyütmek yerine, kendimize, 'Ben başkaları için neyi daha iyi yapabilirim?' sorusunu soralım.
Sosyal mesafeyi artıralım ama duygusal mesafeyi, kalpten kalbe giden yolu kısaltalım. Zor zamanlarda yakınlığın, dostluğun, samimiyetin gücüne inanalım.
Hayat inişli çıkışlıdır. Her zaman bulunduğumuz durumun gelip geçici olabileceği aklımızdan çıkarmayalım. Sonuçta  'BU DA GEÇER YA HÛ' sunu diyebilmeliyiz.
Şimdilik sağlıcakla kalın.

 

  • Paylaş

Bizi Takip Edin

Sen de bilinçli bir gıda tüketicisi olmak ve bizi yakından takip etmek istiyorsan buradayız