You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.
Blog & Makaleler

Çalışanlara ramazan tavsiyeleri

58

Ne Yediğini Ne İçtiğini Bil

Ramazan’da çalışıyorsanız, hele de yaptığınız iş zor ve dikkat istiyorsa, oruç tutmakta çok zor gelir. Ancak bu oruç tutamayacağınız anlamına gelmiyor elbette, tabii istisnai durumlar hariç! İşte size, zorlanmadan oruç tutabilmeniz için olmazsa olmaz birkaç öneri sunuyorum sizlere..

Sağlıklı olarak iş hayatını sürdürebilmek için ramazanda tüm besin gruplarından yeterli miktarda alınmalıdır. Ramazan boyunca metabolizma yavaşladığından, günlük hayatta alınan gıda miktarından daha az gıda miktarı yeterlidir. Çalışan insanın iftarı, çalışmayana göre farklılık gösterir. Çoğumuz işyerinde iftar etmek durumunda kalabiliyoruz. Bunun yanında, eve gidildiğinde tekrar iftar sofrasına oturulabiliyor. Bu da, sağlıksız ve fazla beslenmenin en önemli nedenini oluşturuyor. Belirli şeylere dikkat edilerek, fazla yemenin zararlarından kaçınılabilir.

Mutlaka sahura kalkın Sahur zamanları uykunuz o kadar ağırdır ki, yataktan kalkmak istemezseniz, hele de bir iki saat sonra yeniden uyanıp işe gideceğiniz gerçeği sizi daha da isteksizleştirir. Ancak sahur özellikle çalışan insanlar için çok önemlidir. Sabah saatlerinde zinde olmanızı, gününüzün verimli geçmesini sağlar. Normal günlerdeki kahvaltı öğününün yerine geçerek beyninizi besler. Sahurda bir bardak süt, kraker, meyve yeterlidir. Çok ağır şeyler yememeye özen gösterin. Ayrıca rahat bir gün geçirmeniz için içtiğiniz suyun miktarı da çok önemlidir. Sahura kalktığınızda, susamamış olsanız bile, bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.

Aman öfkeye dikkat edin! Ramazan’da insanlar normalden daha gergindirler ve gün içinde ufak tefek birçok kavgaya şahit oluruz. Gün içinde özellikle öfkelendiğinizi hissettiğiniz zamanlarda hafif bir müzik dinleyin, biraz yürüyüş için dışarı çıkın. Öğle saatlerinde mutlaka dışarı çıkın, ofise tıkılmak sinirlerinizi daha da yıpratacaktır

Konuyu enerji  bakımından ele aldığımızda biyolojik olarak  insanların, aldıkları  gıdalar ile ile işleyen birer makine gibi olduğu  söylenebilir.  Yiyeceklerdeki karbonhidratın çoğu (bitkisel lif hariç) sindirim  yoluyla glikoza dönüşerek önce kana karışır, ardından vücuttaki hücrelerin tümüne iletilir. İşte bu enerji tam olarak sağlandığı zaman insan vücudu da düzgün çalışacaktır. Dolayısıyla günlük ihtiyacı olan enerji, besin öğeleri, vitamin ve mineraller yeterli ve dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bu denge bozulduğu zaman çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkmaktadır. Çalışanların oruç tutma nedeniyle özellikle en sık yaşadıkları problem; öğleden sonra yaşamaya başladıkları halsizlik, performans düşüklüğü ve dikkat kaybıdır. Yeterince konsantre olamama ve verimli çalışamama gibi problemler en sık rastlananlardır. Bunların nedeni; sahura bağlı bozulan uyku düzenlerinin yanında, ramazanda kurallarına uygun beslenmemeleridir.

Bu problemler bazı işyerlerinde o dereceye varır ki, herhangi sıradan bir iş bile halledilemez hale gelir. Ramazanda daha hoş görülü olması gereken insanlar birer sinir küpüne dönüşür. Her şey oruç ve iftara göre ayarlanıp uygulanır. Düşünecek olursak Türkiye gibi devamlı üretmesi, çalışılması gereken bir ülke için yılın bir ayı verimsiz çalışmak büyük kayıp demektir. Çünkü oruç tuttuğu için işini hakkıyla yapamayan bir polis, şoför ya da doktora kimsenin tahammülü yoktur. Dikkat eksilmesinin ana sebebi açlığın neden olduğu düşük kan şekeri, yeterli sıvı almamaya bağlı dehidrasyon ve tansiyon düşüklüğüdür. Bunun yanı sıra azalan kan insülin seviyesi de sodyumun atılımını artırıp, düşük tansiyona zemin hazırlar. İnsanlarda  halsizlik, kaslarda ağrı görülebilir ve baygınlık hissi olabilir. Ellerde titreme ve yoğun dikkat kaybı belirtiler arasında yer alır.

Çalışanlar iş hayatlarının oruçtan etkilenmemesi için bir takım düzenlemeler yapmak gerekir.  Sabah saatlerinde insanlar daha dikkatli çalışabilirler. Öğleden sonra düşen kan şekeri ile birlikte, çalışma isteği ve gücü azalmaktadır. Bu nedenle, yoğun dikkat isteyen işler sabah saatlerine kaydırılmalıdır. Oruçluyken verimli çalışmanın en önemli şartı; sahura kalkılmasıdır. İş yerinde çalışmak için en verimli saatler saat 10.00-16.00 arasıdır. Bu saatten sonra kan şekerinde düşmeler, uzun saatler susuz kalmanın etkisiyle halsizlik, dikkatsizlik, aşırı sinirlilik, tansiyon düşmesi gibi sorunlar yaşanabilir. Gün içinde kişinin sağlık durumuna göre değişen durumlar olabilir. Sahura kalkıldığı halde saat 12.00-14.00 arasında da bu durumlar görülebilir. Bu tamamen doğru beslenip beslenmediğiniz ve bol su içip içmediğinizle ilgilidir.

Yoğun çalışma ortamındaki kişinin oruç tuttuğu zamandaki ihtiyacı fosfor, potasyum ve magnezyum bulunduran mineralleri içeren gıdaları daha çok tüketmesidir. Bunları da tüm taze meyve ve sebzelerden alabilir. Yoğun çalışan kişiler fazla yağlı ya da mideyi yorucu bir şekilde beslendiklerinde iş ortamında uykuya meyil artır. Vücutta potasyum oranı düşer. Sağlıklı çalışamaz. Bu mineralleri içeren meyve sularını, iftar ve sahur arasında tüketerek günü kolay geçirebilirler. Yoğun iş temposu olanlar, mutlaka sahura kalkmalıdır.

Kolay Ramazanlar.

  • Paylaş